GEBELİKTE BESLENME

admin

Administrator
Yönetici
Üye
Katılım
22 Ara 2019
Mesajlar
34
Gebeliğin Tanımı

Gebelik, ovumun (yumurta) bir erkek üreme hücresi (sperm) tarafından döllenmesi ile oluşur. Döllenmiş olan ovum, uterus boşluğuna ilerler. Bu arada kendi içinde bölünerek hızla büyür. Döllenmiş yumurta 3-5 gün içinde uterusa gelir. Bölünerek çoğalmış ve büyümüş olan döllenmiş ovuma ilk iki hafta içinde ‘zigot’ adı verilir. Zigot hızla büyür, kökler salar ve bu kökler gebelik boyunca önemli görevleri olan plesantayı oluştururlar. Üçüncü haftanın başından, yedinci haftanın sonuna kadar ‘embriyo’, sekizince haftanın başından itibaren de ‘fetüs’ olarak adlandırılır.

Gebelikte Beslenmenin Önemi

Gebelik döneminde annenin sağlıklı beslenmesi, fetüsün büyümesi ve gelişmesi ile ilgili olduğu gibi gebelik süresince de anne sağlığını etkileyen çok önemli bir konudur. Ayrıca doğum sonrası dönemde de süt verimini etkilemektedir.

Gebelik döneminde annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi bebeğin boyu, kilosu, fizyolojik yapısı ile ilgili olduğu gibi zihinsel gelişimi ile de ilgilidir. Özellikle beyin yapısının şekillendiği birinci üç aylık dönemde yetersiz ve dengesiz beslenme, bebeğin mental gelişiminde kalıcı gerilik oluşturmaktadır.

Gebeliğin başlangıcında normal ağırlıktan %10 ve daha az veya % 20 ve daha fazla ağırlıkta olan kadınların risk altında bulunduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle gebelik öncesi vücut ağırlığının mümkün olduğu kadar standartlara uygun olması gebelik boyunca görülen ve doğum esnasındaki komplikasyonların azalmasına veya olmamasına neden olacaktır.
Gebelikte kazanılan ağırlık ile bebeğin doğum ağırlığı arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Gebeliğin başlangıcında düşük ağırlıklı kadınların, gebelik süresince de kötü beslenmeleri durumunda, düşük ağırlıklı bebekleri doğurma olasılığı da fazla olmaktadır.
Bu nedenle, gebe bir kadın enerji, protein, mineral, vitamin ve temel yağ asitlerini sağlayacak şekilde yeterli ve dengeli beslenirse, iyi bir bakım ile dinlenme sağlanırsa ve iş yükü azaltılırsa temel gereksinimleri karşılanmış olur.

Annenin ağırlığı dışında gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenme açısından:

Anne yaşının küçük ya da büyük olması
İştahsızlık ya da oburluk
Özel diyet gerektiren kronik sağlık sorunları
Alkol, sigara ve diğer kötü alışkanlıklarının olması
Sık doğum yapılması
Eğitim yetersizliği
Düşük gelir ve sosyo-ekonomik koşullar
İstenmeyen gebelikler, bilinçsiz ilaç kullanımı
Çocuk sayısı. Özellikle üçüncü çocuktan sonra düşük doğum ağırlıklı bebekler ve malnütrisyon risk faktörleridir.

Gebelik süresince yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda ise: başta kansızlık (anemi) ve kemik dokusu bozuklukları (osteomalasia) olmak üzere prematüre ve düşük ağırlıklı bebeklerin doğması, anne ve bebek ölümleri, bebeklerde kalıcı fiziksel ve mental bozuklular, gebelik zehirlenmesi (preeklemsi), enfeksiyonlara karşı direnç azalması, çabuk yorulma ve zayıflama gibi sorunlar görülmektedir.

Annenin gebeliği süresince yeterli ve dengeli beslenmesinin önemi, gebelik sürecinin ilk ayından itibaren sağlıklı plesanta geliştirme açısından da çok önemlidir.
 
Üst